Okulda Öğretilmeyen Yaşam Becerileri ve Evde Nasıl Kazandırılır?
Bakım bilgisi, hesap yapmak, kurumsal işleri yürütmek: müfredat dışında kalan yaşam becerileri hangileri, neden aktarılmıyor ve evde nasıl kademeli olarak öğretilir?
Berrin Aksoy 4 dk okuma
Bir gencin okulu bitirip kendi başına yaşamaya başladığı ilk aylar, çoğu zaman şaşırtıcı bir keşif dönemidir. Matematik problemlerini çözebilen, tarih dönemlerini sıralayabilen ve iki yabancı dilde okuma yapabilen biri, çamaşır makinesinin programını seçerken, bir fatura itirazında bulunurken ya da parkedeki lekeyi çıkarmaya çalışırken durur. Bu bir eğitim başarısızlığı değildir; müfredatın kapsamıyla gündelik hayatın gerektirdikleri arasındaki farktır. Yine de bu farkın görülmesi ve kapatılması gerekir; çünkü yaşam becerileri de en az akademik bilgi kadar öğrenilebilir ve öğretilebilir.
Bu yazıda hangi becerilerin bu kapsama girdiğini, neden okul dışında kaldıklarını ve evde nasıl kazandırılabileceğini ele alıyoruz.
Yaşam becerisi ne demek?
Yaşam becerileri, gündelik hayatı bağımsız biçimde sürdürebilmek için gereken uygulamalı bilgilerdir. Bunlar üç ana grupta toplanır: kendi bakımını yapabilmek, kendi kaynaklarını yönetebilmek ve kurumsal işleri yürütebilmek.
Bu becerilerin ortak özelliği, teorik olarak basit ama uygulamada ayrıntılı olmalarıdır. Bir çamaşırın nasıl yıkanacağını anlatan bilgi bir paragraftır; ancak kumaş, sıcaklık, deterjan miktarı ve program seçimi işin içine girdiğinde iş bir bilgi kümesine dönüşür.
Neden okulun dışında kalır?
Müfredatlar, geniş kitlelere ortak ve ölçülebilir bilgi aktarmak üzere kurulur. Yaşam becerileri ise yerele, koşullara ve aileye göre değişir; ölçülmesi de zordur. Bu nedenle çoğu ülkede bu alan büyük ölçüde aileye bırakılmıştır.
Aile içinde aktarım ise düzensizdir. Bazı beceriler doğal olarak öğrenilir, bazıları hiç konuşulmaz. Bir evde çocuk mutfağa hiç girmiyorsa, o beceri kendiliğinden gelişmez. Aktarımın kendiliğinden olacağını varsaymak, en yaygın hatadır.
Bakım bilgisi: en somut örnek
Ev içi bakım, yaşam becerilerinin en görünür alanıdır ve tam da bu yüzden öğretmek için en uygun olanıdır. Hangi yüzeyde hangi ürünün kullanılacağını bilmek, ilk bakışta önemsiz bir ayrıntı gibi görünür; oysa yanlış uygulama kalıcı hasar bırakır.
Örneğin laminat ve parke zemin bakımında suyun ve yanlış temizleyicinin etkisi, bu tür bilginin neden aktarılması gerektiğini iyi gösterir. Aynı hareket bir yüzeyde zararsızken diğerinde onarılamaz iz bırakabilir. Bu, ezberlenecek bir liste değil; malzemeye göre düşünme alışkanlığıdır.
Ölçme ve hesap yapabilmek
Gündelik hayatta en sık kullanılan matematik, okulda öğretilenin çok küçük bir kısmıdır: oran, yüzde, birim fiyat ve basit bütçe hesabı. Buna karşılık pek çok kişi markette birim fiyat karşılaştırmasını yapmakta zorlanır.
Bu becerinin gelişmesi için ek ders gerekmez; gerçek durumlarda kullanılması yeterlidir. Alışverişte iki paketin birim fiyatını hesaplatmak, bir faturanın kalemlerini birlikte incelemek, küçük bir tadilatın maliyetini hesaplatmak bu bilgiyi kalıcı hale getirir.
Kurumlarla iş yürütmek
Randevu almak, dilekçe yazmak, itiraz sürecini başlatmak, bir hizmetin iptalini talep etmek. Bu işlemler karmaşık değildir ama hiç yapılmamışsa ürkütücü görünür. İlk kez yapan kişi çoğu zaman nereden başlayacağını bilmez.
Bu alanda en etkili öğretme yöntemi birlikte yapmaktır. Bir işlemi baştan sona birlikte yürütmek, anlatmaktan çok daha fazla şey öğretir. İkinci kez aynı işlem tek başına yapılabilir hale gelir.
Zamanı ve kaynağı yönetmek
Bir işin ne kadar süreceğini tahmin etmek, bir bütçeyi aya yaymak ve önceliği belirlemek de öğrenilebilir becerilerdir. Bunlar genellikle deneme yanılmayla, çoğu zaman da pahalı hatalarla öğrenilir.
Düşük riskli ortamlarda pratik yapmak bu maliyeti azaltır. Küçük bir bütçeyi yönetme sorumluluğu vermek, bir organizasyonun bir bölümünü tamamen devretmek ya da bir hafta sonunun planını yaptırmak, gerçek deneyim üretir. Hata yapılabilir ölçekte deneyim, en iyi öğretmendir.
Güvenlik ve acil durum bilgisi
Elektrik sigortasının yeri, su ana vanası, doğal gaz kesme prosedürü ve temel ilk yardım bilgisi, nadiren gereken ama gerektiğinde kritik olan bilgilerdir. Nadir olmaları, öğrenilmelerinin ertelenmesine yol açar.
Bu bilgiler yalnızca anlatılarak öğrenilmez; bir kez uygulanmalıdır. Vananın yerini göstermek yeterli değildir, bir kez kapattırmak gerekir. Uygulanmamış bilgi, kriz anında hatırlanmaz.
Nasıl öğretilir?
Yaşam becerilerinin aktarımında en işlevli yöntem, işi yaparken katmaktır. Ayrı bir ders saati yaratmak gerekmez; zaten yapılan işi paylaşmak yeterlidir. Çamaşır yıkanırken etiketin okunması, yemek yapılırken ölçünün konuşulması bu aktarımın doğal biçimidir.
Burada iki hata sık yapılır. Birincisi, hızlı olsun diye işi kendisi yapıp izletmek; ikincisi, sonucu beğenmeyip müdahale etmek. İkisi de öğrenmeyi durdurur. Kabul edilebilir bir sonuç çıktığı sürece yönteme karışmamak gerekir.
Yaşa göre kademelendirmek
Bu becerilerin tamamı aynı anda öğretilmez. Küçük yaşta kendi eşyasını toplamak, ortaokulda basit bir yemek hazırlamak, lisede kendi bütçesini yönetmek ve bir kurumsal işlemi takip etmek kademeli bir sıra oluşturur.
Kademelendirmenin faydası, her aşamanın bir sonrakine zemin hazırlamasıdır. Hiç sorumluluk almamış bir gence aniden tüm işleri devretmek, hem sonucu bozar hem de kişide yetersizlik duygusu bırakır.
Yetişkinlikte de öğrenilebilir
Bu becerilerin çocuklukta kazanılmamış olması bir eksiklik değildir; yalnızca ertelenmiş bir öğrenmedir. Yetişkinlikte öğrenmek bazen daha da hızlıdır, çünkü ihtiyaç somuttur ve motivasyon yüksektir.
Başlamak için tek bir alan seçmek yeterlidir. En sık karşılaştığınız zorluk hangisiyse oradan başlamak, en hızlı geri dönüşü sağlar. Yaşam becerileri, bir kez öğrenildiğinde ömür boyu kullanılan ve sürekli karşılığı görülen nadir bilgi türlerindendir.